Hadi film izleyelim ^^

Film denilince aklıma kış aylarındaki battaniye kahve film üçlüsü gelir. Ancak bu üçlü mevsimsel nedenden dolayı ve de yaşadığımız bu kaotik süreçte moral olarak çok da iyi bir dönemden geçmediğimiz için rafa kaldırıldı. Şimdi sizlerin de izlemesini istediğim iki Hint filmi var.

iğne iplik picture

İğne İplik

Bu filmin ana konusu kişisel yeteneklerin manevi destek ile ön plana çıkarma sürecinde yaşanan zorlukları büyük bir azim ve kararlılıkla sonuca ulaştırmaktır. Film, politik sorunları da ele alarak dayanışmanın ve emeğin karşılığını, kapitalist sisteme baş kaldırmakla elde edilebileceğini gösteriyor. Ve her zaman hayata pozitif bakabilmeyi sağlayan şu cümleyi kuruyor baş aktör: her şey yolunda 😉


hichki picture
Hıçkırık Hichki

Bir başka özgüven aşılayan film de kuşkusuz Hıçkırık filmidir. Turet sendromu olan bir öğretmenin umutsuz vaka olarak adlandırılan 9F sınıfı öğrencilerini klasik metodlarla sınava hazırlama ve yeteneklerini fark ettirerek öğrenilmiş çaresizliklerini, korkularını kağıttan uçaklara yazmalarını ve uçurmalarını isteyerek yeni hayatlarında yeni bir sayfa açmalarını ve kendilerine inanmalarını sağlıyor. Klasik metodları aşağıdaki örneklerde uygulamalı olarak  açıklamaktadır.

Bir öğrencisinin fizik dersinde yeteneği olduğunu sorusuna aldığı cevap ile açıklıyor. Soru şu:Bir aracın 4.vitesteyken 2.vitesten daha hızlı gitmesinin sebebi nedir? Cevap: 4.vitesteyken sürtünmenin az olduğu gerekçesiyle tekerleklerin daha hızlı döndüğüdür.

Kimya dersini ise bir basketbol maçında işliyor:

Top yere çarpıp sıçradığında potansiyel enerji ortaya çıkar bu enerji kinetik enerjiye, kinetik enerji de ısı enerjisine dönüşmektedir.

Diğer bir örnekte bir başka öğrencisine bamya yemeğine tuzu ilk başta mı yoksa sonramı  eklemesi gerektiğini sorduğundaysa şu cevabı alır: Eğer tuz başta konulursa bamya sulanıp lezzetini kaybeder bunun da sebebinin nem kaybı olduğunu açıklar.

Bu iki film insanlığın içindeki fitili ateşleyen film türlerindendir. Bunların dışında sizlere tavsiye edemeyeceğim Parazit filminden bahsetmek istiyorum.

prasite full
Parazit

Parazit filmi altı dalda aday olup  En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Uluslarararası Film ve En İyi Özgün Senaryo olmak üzere dört dalda Oscar ödülü aldı. Büyük bir heyecanla DVD’sini alıp izlediğim bu film maalesef  hayal kırıklığı yarattı bende. Filmde kurgu hatası var.. Kurgu hatası diyorum çünkü nasıl olur da üst düzey bir yöneticinin çalışanlarına güvenerek alacağı personeli hiçbir araştırmaya gerek duymadan işe alması ve de bir komploya kurban giden eski şoförünün ifadesini almadan işten çıkarması kurgu hatası değil de nedir ?  Film yaşam koşulları bakımından en uç ve en dip sosyal hayatı baz alarak iki uç arasındaki uçurum hayatı gözler önüne sermiştir. Film iki ev ve iki aile arasında geçen yaşamı ele alıyor. Zengin aile çalıştırdığı personelin yaşam şekillerini ve alt statüdeki insanların kendilerine has iğreti bir kokusu olduğunu ifade ederek aşağılamaktadır. Evet film sınıf ayrıcalığını bariz bir şekilde yansıttığı için iyi film denebilir fakat zaten bilinen bir şey değil mi A sınıfı B sınıfı?…

Mavi en sıcak renktir filminin de yönetmeni olan Bong Joon-ho ‘nun Parazit adlı filmi, film eleştirmenlerince yalnızca 2019’un değil, 2010’ların da en iyi filmleri arasında olduğu konusunda tam not vermişlerdir (!)..

İyi seyirler 🙂

 

 

Genel içinde yayınlandı

Hadi film izleyelim ^^’ için 5 yanıt

    1. Evet yazınızı okudum içerik ve detay kısmı oldukça açıklayıcı olmuş, Hemen hemen aynı şeylerden bahsetmişiz. Benim hayal kırıklığım kurgu hatası. Kuralcı Avrupa/Asya/ ABD ülkelerini bilmem ama Türkiye’de iş başvurusu için 2 sayfa CV oluştururken Oscar ödülü alan filmde sözde elit insanların nasıl bu denli ihmalkar ve güvene dayalı yaşadıkları anlamsız geliyor. Ancak görsel efekt harika…

      Beğen

      1. Ben de şaşırmıştım özgeçmişlerini araştırmamalarına. Ancak zengin aile fakir aileden çok etkilenmişti. Mesela Park ailesinin babası arabadayken kahvesinin dökülmeme sahnesinde, ve kartvizit sahnesinde baya etkilenmişti keza anne de çocuğunun, sanat ögretmenine saygılı selam vermesine ve sanat öğretmeninin söylediklerinden çok etkilenmişti hatta ağlamıştı yanlış hatırlamıyorsam. Yine de dediğiniz gibi kurgu zayıflığı var. Düşünceleriniz için ayrıca teşekkür ederim 🙂

        Beğen

yasamstilim için bir cevap yazın Cevabı iptal et