Neden dışa bağımlı yaşıyoruz ?

Neden sürekli özel hayatımızı ifşa ediyoruz, başkalarıyla paylaşmazsak eksik mi kalıyoruz?

Oysa kişi kendini şımartabilir, kendi değerini belirleyebilir bunun için dış onay almamıza gerek yok. Evet materyalist bir yaşam sürüyoruz. Maddi durumunuza göre değer görüyorsunuz ama bu onların değer eşikleri sizin değil!! Sizin kendinize ait bir eşik değeriniz olmalı.

Yüksek bir borca girip ortalamanın üzerinde bir araç alabilirsiniz peki ya sonra? Bu borcu ödeyebilmek için ek kaynağınız mevcut mu veya sizi mal varlığınızla ölçen kişiler size destek çıkacak mı? Tabi ki de hayır. Onlar her dönem varlar ve sizleri psikolojik veya maddi buhrana sokabilecek tiplerdir. Bu durum yaşam kontrolü gerektirir. Bir önceki yazımda( Aklımda Deli Sorular ) grafik çizmiştim o grafiğe benzer bir çalışmayı aşağıda veriyorum.

Bu grafikte kaynakları; sosyal hayat, spor, meditasyon ve kişisel gelişim olarak gösterdim ancak çeşitlendirilebilir. Mevcut kaynakları ölçülü şekilde besleyerek birbirine dönüştüreceksiniz. Nasıl ki bir cenin beslenmek için anne kordonuna ihtiyaç duyuyorsa bizimde benliğimizi dinamik tutmak için iç ve dış kaynaklara ihtiyacımız var ve gerekli kaynaklar, görselde görüldüğü üzere nesnel yada tinsel şeyler olabilir. Önemli olan bu ögeleri beynimizden çıkarıp somutlaştırmak diğer bir deyişle bu olguları işleyip özümüze katmak olacaktır. Bu şekilde hayatımızdaki döngüyü tamamlayabiliriz. Örneğin bir arka bahçe oluşturun kendinize, o yer sizin ruhsal besin kaynağınız olsun ve gizli olsun çünkü bazı insanlar güzel şeyleri mahvetmek ister. Kendinize özel bir alan yaratın yalnız şuna da dikkatinizi çekmek isterim, hayata geçirmek istedikleriniz bir şarta bağlı değil yani şu şu olursa istediklerimi gerçekleştirebilirim yargıları, siz o şartı sağladığınızda, sağladığınız şartların da kendine özgü problemleri ortaya çıkacaktır.

Kendimden örnek vermek gerekirse, araba aldığım zaman gecenin bir vakti sahile ineceğim sigara içip geri döneceğim diyordum. Oysa arabayı aldım kullanmayı öğrenme süreçleri, park yeri bulamama sorunları, teknik arızaları derken benim hayaller hayal olmaktan çıktı, manik depresif bir hal aldı. Araç sahibi olmanın en güzel yanı kimseye bağımlı olmamak, hayatının anahtarları sende oluyor. Bir o kadar da maddi/manevi negatif girdileri oluyor. Olmak ya da olmamak gibi bir şey yani ola da bilir olmaya da bilir. Zorunlu ihtiyaç olmayabilir, kişiye göre değişir.

Özetle, hayatınızın anahtarları sizin elinizde. Hangi kapıyı açmak istiyorsanız orası sizin dünyanız olacak.

Sağlıcakla kalın, mutlu kalın. Sizleri seviyorum..

Resim önizlemesi
Genel içinde yayınlandı

Yorum bırakın