Herhangi bir kadın gördüm deniz kıyısında. Termosunu, sigarasını yanına almış; denizin karşısında bir bankta oturmuştu. Hayalini sordum ona , hiç düşünmeden yanıt verdi. Hayali bir tekne kiralayıp İstanbul’un bir boğazından başlayıp diğer boğazına kadar gitmekmiş; öyle yurtdışına çıkmak gibi büyük hayalleri yokmuş. Marka takıntısının da olmadığını söyledi. Babasını 6 ay önce kaybettiği için acısını denize /suya bakarak hafifletiyormuş.

Adı Sevinç.
Sevinç Hanım, hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir analizci. Ben anlatmadan iç dünyamı görmüş gibiydi.
Keşke acılarımın taze olduğu dönemde rastlaşmış olsaydım ona hiç çekinmeden bir çuval dolusu derdi boşaltıp rahatlardım çünkü bazı sorunlarımızı yakınımız sandığımız kişilere anlatamayız, anlatırsak bu sırlar bize karşı kullanılabilir o sebeple herhangi bir yabancı bize herkesten daha faydalı olabilir. Bu yabancı belki o sancılı dönemlerimde doğru yön bulmama yardımcı da olabilirdi her neyse 🙂
Sevinç hanım, bir çocuk annesi ve çekirdek ailesi olduğu halde babasının acısını yalnız yaşıyor. Herkes neticede yalnızdır, kalabalıklar içinde yalnız..
Şimdi biz iki kadın acılarımızı arkamıza aldık; yüzümüz denize, başımız dik ve ileriye dönük…
Selamlar 😉