ALGI
Algılarımız nedense ilgili olduklarımıza karşı duyarlı, ilgisiz olduklarımıza ise duyarsız olmaktadır.
Örneğin, kişinin mesleği muhasebe ve finans. Muhasebeci, bulunduğu ortamda bahsi geçen diyaloga kendisi dahil olmasa bile; faiz, vergi, borsa, ciro, finans vb terimler kullanıldığında pür dikkat kesilir çünkü bu terimler muhasebecinin hem çalışma dilidir hem de ilgi alanıdır. Yine aynı ortamda argo cümleler kullanılsa bahsi geçen kişi hiçbir tepki vermeyecektir çünkü kabul etmediği ya da benimsemediği konuşma diline algısını kapatmıştır.
Bununla ilgili bir örnek vereyim size. Vereceğim örnek sosyal medyada bir dönem hit olmuştu . Emekli Narkotik eğitim köpeği, serbest zamanda herhangi bir şeyi izlerken, polis(?) arkadaşı besin maddelerini sayıyor; ekmek, süt, makarna, yumurta, mayonez… Köpek bu besinlere tepki vermiyor ancak mayonezin hemen arkasından söylenen “kokain” kelimesini anında cımbızla çeker gibi refleks gösterip polis arkadaşına yüzünü çeviriyor. İzlemediyseniz eğer aşağıda bağlantı linkini paylaşıyorum.
https://www.dailymotion.com/video/x8fozax
Peki bu nasıl bir algı, nasıl bir reflekstir ?
Bana kalırsa arka beyinde bir filtre var ve yalnızca onayladıklarını kayda alıyor ve gerektiğinde tepki veriyor.
*******
Diğer konu ise benzer nesnelerin birbirini çekmesi olayı.
Trafikte dikkat ettiniz mi bilemiyorum. Her markanın arkasında benzer marka ve model araçlar bulunuyor. Trafik akıştayken nasıl oluyor da benzer modeller birbirini çekiyor?
*******
Bir diğer konuysa doğumumuzla başlayan toplam kapasite deposu. Aşağıdaki şemadan da anlaşılacağı üzere bir takım değerler bölümlere ayrıldı her biri yüzdelerle belirtildi. Burada bazı yetilerin ve morfolojik özelliklerin ya da diğer kavramların artması, diğer unsurların azalmasına sebep olduğu düşüncesidir. Buna benzer konuyu Human Belgeseli yazımda bahsetmiştim. Orada bir trafik kazasında ayaklarını kaybeden birinin diğer yetilerini daha aktif bir şekilde kullanmasını ve bu yetileri zamanla daha da geliştirdiğini ifade etmektedir.

Özetle, Dünya ve Evren müthiş bir denge ile hareket etmektedir. Ancak dünyadaki egemen güçler doğal zengin kaynakları ellerinde tutuyor ve yönetiyor. Eşit dağılım göstermiyor buna sebep olan doğa değil, kapitalist sistem! Yıllardan beridir aynı yöntemle yönetiliyor. Çağlar değişiyor ancak insanlık/ahlak kavramları/kişisel gelişim/dengeli beslenme gibi unsurlar geriye evriliyor. Ama benim hala umudum var belki bir çağ daha kapanacak fakat beklenen gelecektir ya da güneş kendini geri çekip dünya soğuyacak ve kara delikteki yerini alacaktır.
Sevgi /Vicdan /Merhamet gibi değerler yoksa eğer bizlerin de bir element olmaktan ne farkı kalır ki. Yeşil varsa, diğer canlılar varsa bizler varız. Dünya sadece bize ait değil ve neticede ölümlüyüz..
Not: Yazılarım kişisel görüş yazılardır. Herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır.
“Aklımda Deli Sorular” için bir yanıt