Bu başlık ilk önce tepki alabilir ancak asıl tepki dış görünüşüne göre ikinci sınıf insanmış gibi hissettiren kişilere gelmeli.
X banka çalışanları, köylü giyimli bir yaşlı teyzeye hem sözleri hem de davranışlarıyla psikolojik şiddet uyguladılar.
Yaşlı teyze, kendinin anlatamadığı sorunu telefondaki bir yakınının ifade etmesi için telefonunu banka çalışanına uzatıyor ancak banka çalışanı tiksintiyle reddediyor talebi. Bunu gören bir banka müşterisi teyzenin yardımına el atıyor ve telefonu alıp, ilk gerekli notları alıp teyzeye uzatıyor. Teyze, yardımcı olan kişiye şükranlarını arz edip, bir başka banka çalışanının önündeki müşteri koltuğuna oturuyor bu kez de oturduğu yerden kalkması isteniyor çünkü sırası gelmemişmiş.(!)
Maalesef hem yaşlılara hem de demografik özellikleri sebebiyle bazı kimlik/şahıslara gereken önem ve ilgi gösterilmiyor oysa ki her birimiz potansiyel yaşlı ve engelli adaylarıyız. Kimsenin bulunduğu konum süreklilik arz etmiyor herkes her şey yaşayabilir ve bunlar yaşandığında kimse Neden ben ! demesin, kimsenin bir ayrıcalığı yok bu hayatta hepimiz ölüp gideceğiz..
Şimdi, Tanrı neden seni neden böyle bir hastalıkla cezalandırdı diye soran bir kişiye; dünyaca ünlü Efsane Tenis Şampiyonu, Arthur Ashe’nin verdiği cevaba bakalım:
“Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar. 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir, 500 bini profesyonel tenisçi olur. 50.000’i yarışarak turnuvalara erişir. 50’si Wimbledon’a kadar gelir, 4’ü yarı finale, 2’si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tuttuğum zaman, Tanrı’ya neden ben? diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, Tanrı’ya neden ben ? derim.” cevabını vermiş.
Şimdi bankadaki teyzeye dönecek olursak, o teyzenin bilgi birikimi kendi alanında banka çalışanından daha yüksek olabilir bilemeyiz sırf dış görünüşüne göre insanları sınıflandırmak; bu psikolojiyi yaşayandan ziyade yaşatan kişilerin mental sağlık durumları sorgulanmalı. Saygıdeğer ulu önder Atatürk’ün şu sözüne yer vermek istiyorum; ” Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış insanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmediği halde hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.“
Sınıfsız, sosyal, nitelikli yaşamlar dilerim..
Sağlıcakla kalın