Çünkü hayatımızı grilikten çıkarıp netliğe ulaştırmamız gerekiyor. Bu belki hayatımızı sadeleştirmek, olmazsa olmazlarımızı belirlemek, amaca ulaşmak için daima aksiyon almak demek olabilir.
Öncelikle hayata tek geldik, tek döneceğiz. Her ne kadar sosyal varlık olsak da kimseye bağımlı değiliz bunun için imkanlar dahilinde mutlaka bir araba edinmemiz gerekiyor ki zamanı istediğimiz gibi yönetebilelim, yeni yerler keşfedebilelim diye. Bunun için ısrarcı olmalıyız amaca ulaşmak kolay olmayabiliyor o nedenle konfor alanını terk etmeliyiz.. Deyim yerindeyse kimse bizim elimizden tutmuyor, biz kendi elimizden tutup istediğimiz yere varacağız.
Şimdi size İstanbul’da ruh halinize göre gidebileceğiniz birkaç yer önerisinde bulunacağım. Umarım faydalı olur 🙂
İstanbul’da fevkalade yerler var örneğin Kemerburgaz Uluslararası Kent Ormanı.. Sabah saatlerinde aracınıza atlayıp, değer verdiğiniz bir arkadaşınızla veya aile dostlarınızla kahvaltı veya koşu için gidebilirsiniz. Orman manzarası ve bol oksijenli ortamda satranç oynayarak zihin egzersizi yapabilirsiniz.
Bir başka yer, Fatih/ Pembe Köşk. Burası Kariye Müzesi’nin hemen karşısında yer alıyor. Yağışsız havalarda yine bir dostunuzla uzunca sohbetler edebileceğiniz bir mekan. Etrafında geçmiş yüzyıllardan kalma tek katlı evler var. Köşe başlarında kediler.. Biraz dolaşmak isterseniz Tekfur Sarayı’na giden yolda surlar mevcut oraları gözlemleyebilir, geçmişe yolculuk yapabilirsiniz.
Diyelim canınız işkembe çorbası istedi bunun içinde rotanızı, Kemerköy’deki 7/24 açık olan İşkembebahçe Restoranına çevirebilirsiniz ama öncesinde tenise ilginiz varsa restoranın bitişiğinde açık tenis kortu mevcut burada toksinlerinizi atarak boşalan alanlara doping etkisi yaratmak için İşkembebahçe Restoranında, paça çorbası veya işkembe çorbası içmenizi öneririm. Restoranın açık ve kapalı alanları mevcut olmakla birlikte; servisi hızlı, personeller ilgili, hoş ve otantik bir mekan.
Ve benim favori yerlerimden olan Güzelcehisar Restaurant/Cafe.. Yer Kavacık’ta. Burası için yorum yapmak istemiyorum, eminim ki beğeneceksiniz..^^Ama yine de Mantarlı Krep’i mutlaka deneyin derim ^^
Bir diğeri ise Karaköy/Akın Balık..
Burası da yoruma kapalı diyeceğim ama yine de kısa bir bilgi vermek istiyorum:)
Gidin, görün, hissedin başka hayatların var olduğunu. Burası sizi saf benliğinize döndürüyor. (Müzik türleri ve mekanı bana öyle hissettirdi) Bir anekdot vardır; Hoca tahtaya 1 rakamını yazar ve yanlarına koyulan her sıfırın bir anlam taşıdığını ifade eder. 1 rakamına kişilik kavramını yüklüyor yanına koyduğu 0 başarıyı temsil ediyor, yanına bir 0 daha koyuyor yeteneği simgeliyor, bir 0 daha koyuyor tecrübeyi simgeliyor derken 1 rakamı çoğalıp 1000 oluyor ve bu sayı, ilave ettiğiniz artılarınızla milyon değeri bulabiliyor. Özete gelirsem, bu mekan tüm sıfırlarınızı bir kenara bırakıp kendiniz/kişiliğinizi bulduğunuz bir başka deyişle özünüze döndüğünüz yerdir.
Not: Gitmeden rezervasyon yapılmalıdır.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın 🙂