Özsaygı, bizlerin kendimize, öz benliğimize gösterdiğimiz değerin bir göstergesidir.. Olası psikolojik veya fizyolojik saldırılarda yani istenilmeyen bir durumla karşı karşıya gelindiğinde tepki olarak vücudun kendini kapatması veya savunmaya geçmesi olayıdır. Buna örnekle Dr. William Beaumont’un bir deneyinden bahsedeceğim. Kurşunla yaralanan bir hastanın el büyüklüğünde karnında deliği vardı Dr. Beaumont yarayı incelerken mideyi görebiliyordu buradan işaret parmağı büyüklüğünde bir delik açtı ve bir deney yaptı. Az miktarda haşlanan sığır etini, çiğ lahanayı, bayat ekmeği ve diğer gıdaları bir ipe dizerek günün farklı zamanlarında hastanın mide suyuna daldırarak besinleri nasıl sindirdiğini gözlemledi. Bu deney esnasında hasta zaman zaman öfkelenmiş ve sindirimi yavaşlamıştır böylece Dr. Beaumont, duyguların sindirime etkisini saptayan ilk kişi olmuş. Burada kişinin özsaygısına saldırı yapılmıştır ve organlar işlevini yapamaz değil, yapmaz duruma gelmiştir ve bu da bize gösteriyor ki vücut mükemmel bir koordinasyonla çalışıyor, biri olmazsa diğeri sekteye uğruyor..
Özsaygı demişken şu anonim alıntıya yer vermek istiyorum “Aşılan her zorluk öz saygımızı ve öz güvenimizi artırarak bir sonraki seferde daha kendinden emin ve cesur adımlar atmamızı sağlar”
****
Bir başka örnek ise aşık olduğumuzda, heyecanlandığımızda deyim yerindeyse karnımızda kelebekler uçuşur bunu hissederiz ve bu sebeple gördüklerimiz, duyduklarımız vücut kimyamızı değiştirir.
Duyduklarımız demişken iki kulağı yan yana getirdiğimizde kalbe benzer (aşağıdaki gibi). Bir başka benzer konu ise İngilizcede heart kalp anlamına, ear ise kulak anlamına gelir yani h ve t’yi kaldıralım kulak kalır.. Klişe bir cümle var; kalbe giden yol mideden geçer diye oysa ki kulaktan kalbe giden yol daha etkilidir çünkü güzel söz kısa süreli, kötü söz ise ömürlük olur o nedenle güzel şeyler dinleyelim ve huzur bulalım^^

Beğeneceğinizi umduğum bir klip hazırladım..
İyi seyirler
“Özsaygı ve Vücut İlişkisi” için bir yanıt