Biraz içe yolculuk yapalım mı?

Evet içe yolculuk yapacağız çünkü hayat içeride başlar, savunma içeride harekete geçer.

Bizi dış etmenlerden koruyan içimizdeki harika sistemlere değineceğim umarım faydalı olur.


Bağışıklık/ İmmun Sistemler

Bağışıklık Sistemi dört gruba ayrılır; bunlar, Doğal Aktif Bağışıklık, Doğal Pasif Bağışıklık, Yapay Aktif Bağışıklık ve Yapay Pasif Bağışıklıktır.

Doğal aktif bağışıklık: *Patojen veya **antijenle karşılaşan immun sisteme verdiği yanıttır.

*Hastalık oluşturabilen mikroorganizmalardır (vücuda yabancı maddelerdir.)

**İmmun yanıtı (bağışıklık) uyaran ve oluşturan bağışıklık öğeleri ile spesifik reaksiyon veren maddelerdir. Başlıca antijen grupları; proteinler, karbonhidratlar, lipidler ve nükleik asitlerdir.

Doğal pasif bağışıklık: Fetusa veya yavruya anneden geçen bağışıklıktır.

Yapay aktif bağışıklık: Aşılama yolu ile kazanılan bağışıklıktır.

Yapay pasif bağışıklık: Antiserum uygulaması yolu ile kazanılan bağışıklıktır.

Yukarıda vermiş olduğum grupların dışında vücudumuzda bir de lenfoid sistem hücreleri mevcuttur. Bu lenfoid hücreler geçirdiği çeşitli aşamalardan sonra savunmada rol oynayan öldürücü hücreleri yani B lenfositleri oluşturur ve humoral immun yanıttan diğer bir deyişle antikor oluşumundan sorumlu hücrelerdir üretildiği bölge ise kemik iliğidir.

Mukozal Bağışıklık: Sindirim, solunum, boşaltım ve üreme kanalları ile meme bezi ve gözün mukoz membranları vücudun dış çevreye açık yüzeyleridir. Patojenler bu bölgelere yerleştiğinde, buralarda spesifik ve nonspesifik savunma faktörleri tarafından önlenir. Örneğin barsağın belli hareketlerle yaptığı peristaltik (kasılıp-gevşeme) hareket, ince bağırsaktaki mikroorganizma sayısını azaltan en önemli faktörlerden birisidir. Bu yolla bağırsak lumeninde serbest halde bulunan patojenler vücut dışına itilir.

Yine savunmada rol oynayan mukoz membranları kaplayan mukoz tabaka, mikroorganizmalara karşı savunmada önemli bir role sahiptir. Mukus, kıvam olarak çok yoğun  bir maddedir ve mikroorganizmalar mukus tabakasını  geçerek epitel hücresine kolayca ulaşamaz.

Bir diğer savunma mekanizmalarından olan Lizozim enzimi, ağızdan başlamak üzere bağırsakların sonuna kadar tüm sindirim kanalında bulunur. İşlevi ise bakterileri ve bazı virüsleri öldürmesidir. Lizozim, hemen tüm vücut sıvılarında, yumurta akında ve dokularda bulunur.

Üriner sistemde bağışıklık: Üriner sistemin en önemli ve başlıca savunma mekanizması idrar akışıdır. Herhangi bir nedenle idrar akışının azalması veya durması halinde patojenlerin idrar kanallarından girmesi ve de böbreklere ulaşması engellenemez. Bu durumda idrar kanalları ve böbreklerde infeksiyon kaçınılmaz olur.

Ve bir diğer savunma faktörü Kolostrum yani ilk ağız sütü: Kolostrum, gebeliğin son haftalarında meme salgılarının ve proteinlerin birikmesi ile oluşur. Besin değeri yüksek olup, bağışıklık elemanları yönünden zengindir. Kolostrumun her mililitresinde makrofaj, B ve T hücreleri içerir ve herbirinden 2-3 milyon adet vardır. Bu hücreler virüs nötralizasyonu yapar, toksik ve patojenik mikroorganizmaları fagositoz yoluyla yutar ve yok eder.

Özetle; canlı anatomisi mükemmel bir sistemle donatılmış ve olabilecek tehlikelere karşı önlemler alınmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum bırakın