Yazıma Atatürk’ün şu cümlesiyle başlamak istiyorum “Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.“Buradan şu çıkarımda bulunabiliriz; Sanat, yeme-içme/spor yapma/dinlenmek/ çalışmak/ ibadet/yoga gibi temel ihtiyaçlardan biri olup, bizleri öze döndürmede başarılı yöntemler bütünüdür.
Görsel sanatlar, İşitsel sanatlar ve diğer sanat türleri bizi biz eden etmenlerdir o nedenle vakit buldukça demeyeceğim vaktinizi mutlaka ayırın bu periyodik olarak maksimum bir aylık bir süre olabilir.
Bir pazar sabahı eşofmanlarınızı giyip, kulaklığınızı takarak (müzik seçimi size ait) sahilde koşu yapın ve bu koşu, kalbinizin ritmini artıracak, uyuyan hücreleri aktive edecektir böylelikle İşitsel Sanatı koşu eşliğinde icra etmiş olursunuz. İşitsel Sanat deyince aklıma Fazıl Say geldi size ondan bahsetmek istiyorum ülkemizin gurur kaynağı olan Fazıl Say…
Fazıl Say, hepimizin bildiği gibi bir enstrümanist bir müzisyen.. Piyanoyu âdeta vücudunun bir uzvuymuş gibi kullanıyor ve sergilediği performansla izleyicilerine enfes bir piyano şöleni sunuyor.
Çaldığı eserlerin birkaçı İzmir Marşı, Aşil, Troya, Truva Atı, Sparta, Helen..
Bu eserler adlarıyla bu kadar mı betimlenir onu dinlerken zamanda yolculuk yapıyorsunuz sanırsınız. Fırsatını bulursanız konserine gitmenizi öneririm çünkü bir Mozart bir Beethowen bir Fazıl Say çok ender çıkan müzisyenlerdir.
Dilerseniz aşağıdaki linkten sizin için oluşturduğum kanal bağlantısına tıklayıp mini konseri dinleyebilirsiniz. Ama mutlaka ve mutlaka konserine gidin.
Peki ya ağlatan kemancı Farid Farjad? . Nasıl bir yetenektir ki bu sarı gelin türküsünü destansı bir şekilde, fikrimin ince gülü şarkısını ise ruhsal bir armoniyle çalmakta..
Yoğun bir duygu halini alan atmosferde sanatçının eserleriyle aynı kaderi paylaşıyor hissine kapılabilirsiniz. Bazen sanat, anlam aramaksızın duyularınıza nüfuz eder, âdeta büyüsüne kapılırsınız.
Görsel Sanatlar alanında ise merhum Ara Güler‘in o iplemez gülüşü foto çekimlerine de yansımış kimleri, neleri almadı ki kadrajına.. Başta İstanbul olmak üzere dünya çevresinde tanınan her biri kendi alanında uzman kişiler; Bertrand Russell, Tennesee Williams, Louis Aragon, William Saroyan, Marc Changall, Salvador Dali, Pablo Picasso.. Bu kişileri yeryüzündeki 7 iz olarak görmekteydi Ara Güler
Yazımı Ara Güler’in aşağıdaki sözleriyle sonlandırıyorum, sağlıcakla kalın..
“Para mühim bir şey değildir. Akıl olmazsa para neye yarar? Ortada bir sürü parası olan ahmak var. Tehlike budur. Bu kafayla Türkiye batar. Babamın koskoca eczacı şirketi vardı. Tek çocuğu da bendim. Kasada oturup parayı kırabilirdim. 2 milyon doların olsa ne olur, olmasa ne olur?…